küçücük evini bölmüş, parçalamış, bizi de içinde barındırıyordu.”Sa’d, kardeşiyle o kadar ilgileniyor ki onu evlendirmeyi bile teklif etmişti. Ne var ki Abdurrahman b. Avf civanmert bir insandır. Kendi çoluk çocuğunu Allah için terk eden bu insan, ruhuna ağır gelebilecek böyle bir şeye razı olmadı ve cevabı şu oldu: “Kardeşim, sen bana pazarın yolunu göster. Ben hamallık yapmasını da bilirim.” Şerefli sahabi, Mekke’de büyük ticaret yapıyordu. Dışarıdan gelen kervanlar önce Abdurrahman b. Avf’a ulaşıyordu. Bu güleç yüzlü, tatlı çehreli adamı görmeden tüccarlar geçmiyordu. Ama orada eline bir ip alacak, pazar pazar dolaşacak, yok mu hamala yük taşıttıracak diyecek, hamallık yapacak, maişetini öyle temin edecekti.
İşte böyle bir kardeşlik şuuru ve kardeşinden Müslümanlık hesabına bir şey koparmama duygu ve düşüncesi içinde alabildiğine civanmert başka bir sahabi ruhu. Kardeşlik bu denli sağlam kaideler üzerine oturtulursa bu cemaat batıyı da hayrette bırakacaktır. Nitekim Arnold Gibb şöyle diyor: “Hayret ediyoruz… Yirmi beş senede cihanın imparatorluklarını yıkan, onların yerine muhteşem bir medeniyet kuran ve bunu 7-8 asır devam ettiren şu Müslümanlığın ihtişamına hayret ediyoruz.” Arnold Gibb gibi kimseleri hayrette bırakan ve tevfik-i ilahînin de vesilesi olan, işte onlardaki bu vifak ve ittifak, kardeşlik, birlik ve beraberlik ruhuydu.Rabbim bize bir lütufta bulunacak, bizi aziz ve payidar kılacaktır, fakat ilk müdahaleyi bizim yapmamız gerekir. Bu kardeşlik şuuru sayesindedir ki Allah, onlar için cihanın hazinelerinin kapısını açtı. Koca Sasani imparatorluğunu bir hamlede yıktırdı. Koca Bizans imparatorluğunu toz duman hâline getirdi ve tek medeniyet membaı hâlinde tek medeniyet muallimi hâlinde, Müslümanlığı insanlığa takdim etti.