İçeriğe geç

Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem), sağda solda, ulu orta konuşup dedikodu yapma, malı saçıp savurma ve gelişigüzel sorular sormayı yasaklıyor. Bu üç şey, israftan ibaret olduğu için hepsini bir fasl-ı müşterekte topluyor ve insanın helakını bu üç hususa bağlıyor. İnsanları bunlardan nehyediyor, sakındırıyor. Her yerde ulu orta söz sarf edenler, dilini tutamayanlar, konuşmuş olmak için konuşanlar, beğendirmek için laf konuşanlar.. helâkettedir, kaybedeceklerdir. Malını zayi edenler helâkettedir, kaybedeceklerdir. Aynı zamanda peygambere karşı, hususiyle dine ait meselelerde çok soru soranlar helâkettedir, kaybedeceklerdir.Aziz Müslümanlar!Asrımızda dilin, söz söylemenin başımıza getirdiği afetlerden bir kısmını hadis-i şerif bize anlatıyor. Rabbim bu afetlerden bizleri muhafaza buyursun. Söz söylemenin ve beyanın kıymetli kabul edildiği, hiç gereği olmayan yerlerde insanların muhakkak boy göstermek istediği asrımız…Nefislerin firavunlaştığı ve beyanlarla insanların kendilerini halka kabul ettirmeyi düşündüğü asrımız… Bir yönüyle bir kısım kimseleri bu noktada mahv-u perişan etmektedir.Hadis-i şerifte zikri geçen bu üç mevzuun bir diğer ortak noktası olarak şunu görüyoruz: Bir tarafta insanların mallarını saçıp savurmaları, lüks içinde bir hayat sürmeleri; beri tarafta ise açlık ve sefaletlerin yaşanması toplumsal hayatı zîr ü zeber edebilecek, karmakarışık hâle getirebilecek bir mevzudur. Dolayısıyla burada da Resûl-i Ekrem (sallallâhu aleyhi ve sellem) israfa parmak basıyor ve bir cemaatin bununla da helak olacağını buyuruyor. Din ve dince mukaddes sayılan meseleleri hafife alırcasına onlar hakkında kesintisiz sorular sormak, dinin haysiyet ve

200