sine, her hareketinin hayır hesabına geçmesine dikkat eder ki bunu din-i mübin-i İslam tanzim eder.Her davranışımızda âhiret hesabına bir şeyler kazanmayı hedef alıyorsak akıllıca davranıyoruz demektir. Dünya huzur ve saadetinin temel taşı olan bu müstakim davranışlar âhiret saadetinin de esasıdır. Bunlar dünyada âhiret hesabına birer tohumdur. Söz sarf ederken âhiret hesabına bundan nasıl semere alacağını düşünmek, aklı başında her müminin hedefi olmalıdır. Ağzımızdan çıkan bu sözle biz âhiret hesabına bir şey kazanmış olalım. Sözlerimiz, Cennet semerelerinden bir semere olsun, cennet ırmaklarından bir ırmak olsun. Resûlullah’ın gönlünü hoşnut edebilecek bir semere-i Cennet olsun. Akıllıca sarf edilen bir söz olsun. Mümin, Rabbin kendisine ihsan ettiği her şeyi O’nun nurlu yolunda ve nurlu bir istikbal istikametinde en mükemmel şekilde kullanır ve en mükemmel semereleri almaya çalışır. Böyle hareket eden mümin, o nispette olumsuzluklardan uzaklaşmış, o nispette olumlu davranışlar içinde bulunmuş, hayırlı şeyler icra etmiş olacaktır. Aklı başında bir müminin hayatında, kendisini, âhiret hayatını ilgilendirmeyen, içtimaî hayatı için çok lüzumlu olmayan meseleleri kurcalama, onlardan sorular çıkarmanın yeri yoktur. Aklı başında bir mümin, akidesine ve ameline müteallik meseleleri lüzum hissettikçe ele alır. Zira Resûl-i Ekrem’in sahih hadislerindeki beyanı içinde bilir ki çok söz insanı baş aşağı götürür, yıkar.44Sahabi, “Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bilhassa şu üç şeyden hoşlanmazdı.” diyor:
Dipnotlar
- Buhârî, i’tisâm 2; Müslim, hac 412, fezâil 130-131.