İçeriğe geç

bakın… Miraç’ta öyle bir noktaya geldi ki hicap hicap üstüne perdeler kalkıyordu. Efendimiz, “Orada, Rabbin huzuruna varan Cibril’de öyle bir edep gördüm ki o zaman anladım Allah’ın huzurunda edep nasıl olurmuş.” buyurur. Cibril, orada Rabbin huzurundaki edebi göstermektedir.Yüzü yerde olmak bir irfan meselesidir… Bir bilme, bir iç aydınlığı meselesidir. Kalbi zulmette olanlar, bin tane kitap devirseler dahi kaba-saba insanlar olmaktan kurtulamayacaklardır.Süleyman Aleyhisselam… Hükümdar peygamber …Mescide girdiğinde bir fakir görse yanına oturur, otururken de “Miskin, miskinlerle oturur.” dermiş.17 Maddî manevî her türlü makam ve mansıba sahipken kendini miskin olarak görebilmek…Ah! Kırılası gururlar…Rabbin huzurunda bile oturmasını bilemeyenler… Büyük Allah’ın huzurunda, inanıyor gibi davrandığı hâlde, gafilane, ölü gibi anlamsız bakışlar içinde bulunanlar…Bir peygamber kendisini “Miskînün mine’l-mesâkîn” Fakirlerden bir fakir.. Her şeyiyle Allah’a muhtaç bir dilenci… Cismiyle-cesediyle, aklıyla-ruhuyla her şeyini Allah’tan emanet almış bir dilenci olarak görüyor ve fakirlerle birlikte oturuyor. Sâlim b. Kâsım… Büyük muhaddis ve tefsirci…Sabah erkenden Muhammed b. Mukâtil’in kapısına varır. Secde ede ede alnı nasır bağlamış bu büyük imama, “Sen bizim imamımızsın, ne olur Allah aşkına bize dua et.” der. “Dua et de ortalığı kasıp kavuran şu fırtınalar, zelzeleler dinsin.” O ise şu mütevazı mukabelede bulunur: “Ne kadar arzu ederdim, sizin helâkınıza ben sebep olmayayım. Korkuyorum ki şu musibetler benim yüzümden oluyor. Benim günahlarım sebebiyle Allah sizi mahvediyor.”

73