Sahabe-i kiram bizim arz ettiğimiz çerçevede bu dengeyi kurmuş ve işletmiş örnek bir topluluktur. Rivayetlere göre, Hz. Osman’ın 500 deveyi bir defada üzerindeki yükleri ile birlikte infak etmesi87 akıl ve mantıkla izah edilecek gibi değildir. Bununla, Hz. İbrahim’in, hâdisenin sıhhati tenkit edilse de, سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلاَئِكَةِ وَالرُّوحِ tesbihatı karşısında, vadiler dolusu koyunlarını vermesi arasında fark olmasa gerek. Hâlbuki biri peygamberdir, diğeri de İnsanlığın İftihar Tablosu’nun müntesibi mütevazi bir insan. Demek ki Hz. Osman, bu davranışıyla peygamberâne bir ceht ortaya koyuyordu. Zaten Tebük Savaşı öncesi, ordunun techizatı için infak ettiği mal menal sonucu, Allah Resûlü’nün, gözleri dolu dolu “Osman’a bugünden sonra yaptığı şeyler zarar vermez.”88 buyurması da bunu destekler mahiyettedir.
Evet, dünya-ahiret dengesinin iyi kurulması ve çok sık tekrar ettiğimiz gibi, “Dünyaya dünya, ukbâya da ukbâ kadar” değer verilmesinin anlaşılması ve hayata geçirilmesi çok önemlidir. Abdülkadir Geylanî Hazretlerine ait şu menkıbe de bunu anlatan örneklerdendir:
Birisi, “Benim ayağım, bütün velilerin omuzları üzerindedir..” diyen şu veliyi göreyim düşüncesiyle Hazretin evine gidiyor. Kapıdan içeri girince, köpeklerin boynunda altın tasmalar görüyor. Bu manzara karşısında şahıs şaşırıyor ve “Köpeklerinin boynuna altın tasma takacak kadar dünyaya dalmış bir insan, nasıl oluyor da veli olabiliyor..” diye içinden geçiriyor. Sonra Hazretin huzuruna vardığında, Hazret: “Biz onları gönlümüze sokmadık; konulacak yere koyduk.” şeklinde düşüncelerini dile getiriyor.
Evet düşünce ve amel bu olduktan sonra dünya malının hiç mi hiç zararı yoktur. Üstad Hazretleri buna “Dünyayı kalben terk etme, kesben terk etmeme.”89 mealindeki sözleri ile yaklaşır.
Dipnotlar
- 87 Tirmizî, menâkıb 18; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/63.
- 88 Tirmizî, menâkıb 18; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 5/63.
- 89 Bediüzzaman, Mesnevi-i Nuriye s.113 (Habbe).