İçeriğe geç

Sâlisen, âyetteki üslup ve ifade tarzından, arz u semanın yaratılışından sularda canlı cisimlerin hilkatine kadar geçen süre ile alâkalı –mahiyetlerinin müphemiyeti mahfuz– farklı devirlere de işaret edilmektedir ki, küre-i arzın serencamesi sayılan bu devirleri, A’râf Sûresi’ndeki إِنَّ رَبَّكُمُ اللّٰهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ “Rabbiniz o Allah Teâlâ’dır ki, semaları ve yeri altı günde yarattı...” (A’râf sûresi, 7/54) âyeti daha açık ve net bir şekilde vurgulamaktadır ve aşağı yukarı başta jeologlar olmak üzere günümüzün ilim adamları da hemen hemen aynı şeyi söylemektedirler.

Sema, yerküre ve atmosfer derken bizi çok alâkadar eden şu hususu işaretlemek de tavzih adına herhâlde yararlı olacaktır: Allah, Enbiyâ Sûresi’nde وَجَعَلْنَا السَّمَۤاءَ سَقْفًا مَحْفُوظًا وَهُمْ عَنْ اٰيَاتِهَا مُعْرِضُونَ “Biz, (sizin üstünüzdeki atmosfer) semayı korunmuş (koruma hususiyetli) bir tavan yaptık; onlarsa ondaki delillerden hâlâ yüz çevirmektedirler.” (Enbiyâ sûresi, 21/32) buyurmaktadır ki bu, Dünya’nın da gök cisimlerinden bir cisim olmasına rağmen gök taşlarına, ultraviyole ışınlarına ve güneş rüzgârlarına karşı atmosferiyle korunma altına alınmış hususi bir gezegen olduğunu vurgulamaktadır. Aslında bu sema-i dünyanın ervâh-ı habîse ve şeytanlara karşı da bir perde olması söz konusudur ama, burada onun bir zırh gibi yeryüzündekileri ve hususiyle de canlıları koruyucu bir sera vazifesi görmesi hususu daha açıktır. Bu atmosfer örtüsünde, bir kısım basınçlar ve bunların hâsıl ettiği gazların terkip ve terekkübü… gibi fizikî hususiyetlerle, aralarında belli farklılıklar bulunan yedi tabakanın mevcudiyetinden de bahsedilmektedir ki bunlar, erbabının malumu olduğu üzere; 1. Troposfer, 2. Stratosfer, 3. Ozonosfer, 4. Mezosfer, 5. Termosfer, 6. İyonosfer, 7. Ekzosfer gibi isimlerle yâd edilmektedirler.

32