İçeriğe geç

Kur’ân, Abese Sûre-i Celîlesinde şöyle buyurur: قُتِلَ الْإِنْسَانُ مَۤا أَكْفَرَهُ۝مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ۝مِنْ نُطْفَةٍ خَلَقَهُ فَقَدَّرَهُ “Kahrolası nankör insan, ne kadar küfran içinde o.. (Biliyor musun) Yaratan onu neden yarattı? Onu bir “nutfe”den yarattı; yarattı ve onu fevkalâde bir biçime koydu.” (Abese sûresi, 80/17-19) Burada “nutfe”den kastedilen şeyin “zigot” olduğu açıktır. İnsan Sûresi ikinci âyetteki مِنْ نُطْفَةٍ أَمْشَاجٍ cümlesiyle de spermin yumurtayla karışıp birleşmesi ve döllenme vetiresi işaretlenmektedir. Bunların yanında sperm ve yumurtanın oluşum merkezi ve çıkış noktalarına da Târık Sûresi’ndeki فَلْيَنْظُرِ الْإِنْسَانُ مِمَّ خُلِقَ۝خُلِقَ مِنْ مَۤاءٍ دَافِقٍ۝يَخْرُجُ مِنْ بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَۤائِبِ۝إِنَّهُ عَلٰى رَجْعِه لَقَادِرٌ “Şimdi insan bir de neden yaratıldığına baksın; o atılıp dökülen bir mâyiden (yani menide sperm ve yumurtadan) yaratıldı. Bir mâyi ki o arka kemik ile göğüs kemikleri arasından çıkmaktadır. Onu böyle ilk yaratan Allah diriltmeye de kâdirdir.” (Târık sûresi, 86/5-8) âyetleri işaret etmektedir. Evet, bu âyetlerde sperm ve yumurtanın mezc u imtizacıyla malum döllenme vetiresi hatırlatılmaktadır ki, Kur’ân farklı üsluplarla da olsa çok yerde hep bu hususu vurgular ve insanları bu süreci düşünmeye davet eder.

27