insanlar içinde en meşhur, eserleri ve icraatıyla en mükemmel, en muhteşem fert olan Zât-ı Muhammediye’yi (aleyhissalâtü vesselam) insanlık, hatta bütün kâinat adına kendine muhatap kılan Ferd-i Zülcelâl Zât, elbette onu sınırsız kemâl mertebelerinde sonsuz feyzine mazhar etmiştir.
İşte bu üç nokta gibi pek çok husus var; Resûl-u Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselam) manevî şahsiyetinin hem kâinatın manevî bir güneşi hem de kâinat denilen bu büyük Kur’an’ın en büyük ayetlerinin, o Yüce Furkân’ın ism-i âzamının ve Ferd isminin en büyük cilvesinin bir aynası olduğunu kesin bir şekilde ispatlar. Zât-ı Ahmediye’ye, sonsuz rahmet hazinesinden kâinatın bütün zerreleri bütün zamanlardaki saniyelerle çarpılınca ortaya çıkan netice adedince salât ü selam inmesini Ferd, Ehad ve Samed Rabbimizden niyaz ediyoruz!..
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
Otuzuncu Lem’a’nın Beşinci Nüktesi
فَانْظُرْ إِلىٰٓ اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَيْفَ يُحْيِ الْأَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا إِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
ve
اَللّٰهُ لٓا إِلٰـهَ إِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ
yüce ayetlerinin birer nüktesi ile, İsm-i Âzam veyahut İsm-i Âzam’ın iki parıltısından veya altı nurundan biri olan Hayy isminin bir cilvesi, Şevval-i Şerif ayında, Eskişehir Hapishanesi’nde aklıma uzaktan uzağa göründü. Vaktinde kaydedilmedi, o kutsî kuşu hemen avlayamadık. Uzaklaştıktan sonra hiç olmazsa bazı “remiz”lerle o yüce hakikatin ve çok büyük nurun birtakım parıltılarını kısaca göstereceğiz.
Dipnotlar
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32).
- “İşte bak, Allah’ın rahmetinin eserlerine, ölmüş toprağa nasıl hayat veriyor! İşte bunları yapan kim ise ölüleri de O diriltecektir. O, her şeye hakkıyla kadirdir.” (Rûm sûresi, 30/50).
- “Allah o ilahtır ki, kendisinden başka ilah yoktur. Hayy’dır, Kayyum’dur, kendisini ne bir uyuklama ne de uyku tutar.” (Bakara sûresi, 2/255).
- İşaret.