İçeriğe geç
16. Bölüm

On Altıncı Lem'a

بِاسْمِه۪ سُبْحَانَهُ، وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِه۪

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ أَبَدًا دَائِمًا

Aziz, sıddık kardeşlerim Hoca Sabri, Hafız Ali, Mes’ud, Mustafalar, Hüsrev, Refet, Bekir Bey, Rüşdü, Lütfüler, Hafız Ahmed, Şeyh Mustafa ve diğerleri... Merak edilen ve bana sorulan dört küçük “mesele”yi sizlere mâlumat olarak kısaca anlatmak için kalbimde bir mânâ hissettim.

Birinci Soru

Kardeşlerimizden Çaprazzâde Abdullah Efendi gibi bazıları, varlığın perde arkasını Allah’ın lütfuyla bilen zâtlardan rivayetle, geçen Ramazan’da Ehl-i Sünnet ve Cemaatin tasalardan, sıkıntılardan kurtulacağını, bir zafer kazanılacağını haber verdikleri halde bu gerçekleşmedi. Bana, “Varlığın perde arkasını gören böyle veli zâtlar neden gerçek olmayan haberler veriyor?” diye sordular. Birden kalbime doğan mânâlarla verdiğim cevabın özeti şudur:

Hadis-i şerifte buyrulmuştur ki: “Belâ gelirken bazen karşısına sadaka çıkar, onu geri çevirir.” Bu hadisin sırrı gösteriyor ki, takdir

156