Birinci Lem'a
بِسْــــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
Hazreti Yunus İbni Mettâ’nın (alâ Nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselam) münacâtı, çok büyük bir yakarış ve duaların kabulüne çok mühim bir vesiledir.
Onun meşhur kıssasının özeti:
Hazreti Yunus (aleyhisselam) denize atılmış ve büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı, gece dehşet verici ve karanlık, her şeyden ümit kesilmiş bir haldeyken لٓا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَۗ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ yakarışı, ona süratle kurtuluş vasıtası olmuş.
Bu yakarışın büyük sırrı şudur:
O vaziyette sebepler tamamen aciz kalmıştı. Onu bu halden kurtaracak öyle bir Zât olmalıydı ki, hükmü hem balığa, hem denize, hem geceye, hem de gökyüzüne geçsin. Çünkü “gece, deniz ve balık” Hazreti Yunus’un aleyhinde birleşmişti. Ancak bu üçüne birden sözü geçen bir Zât onu kurtuluş sahiline çıkarabilirdi. Bütün insanlar onun hizmetkârı ve yardımcısı olsalar bile beş paralık faydaları dokunmazdı.
Dipnotlar
- Bkz. Tirmizî, deavât 81; Ahmed İbni Hanbel, el-Müsned 1/170.
- Kıssanın tamamı için bkz. et-Taberî, Câmiu’l-Beyân 17/79-81.
- “Sen’den başka ilah yoktur. Sen her türlü kusurdan, eksiklikten, eşi-ortağı bulunmaktan mutlak münezzehsin. Ben gerçekten kendine yazık edenlerden oldum!” (Enbiyâ sûresi, 21/87).
- Bkz. En’âm sûresi, 6/17; Yûnus sûresi, 10/107; Fâtır sûresi, 35/2.