terbiyesiyle olduğuna şehadet eder. Hepsi de bir tek Seyyid’in hizmetçileridir ve bir tek Mutasarrıf’ın tasarrufu altındadır. Ve bütününün kaynağı da, varlıklarının her sayfasındaki mektuplarının her birinin üzerinde pek çok birlik mührü görünen Bir Zât’ın kudretidir.
Evet, her ova ve çöldeki, her vadi ve dağdaki her bir çiçek ve meyve, her bir bitki ve ağaç, hatta her bir hayvan ve taş, dahası her zerre ve toprak parçası, nakşı ve eseri apaçık görünen birer mühürdür. Dikkatle bakanlara gösterir ki, bu eserin sahibi kim ise ibretle yazılan şu mekânın kâtibi de, yeryüzünü ve denizlerin içini yazan da, böyle ibretlerle dolu göklerin sayfasına ayı ve güneşi nakşeden de O’dur. Onları nakşeden, Yüceler Yücesidir! Allahu Ekber!
Bütün eşya, لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ deyip kâinatın o büyük zikir halkasında beraberce zikrediyor.
Beşinci Mertebe
Allah büyüktür. Zira O, her şeyi yaratan, her şeye gücü yeten, en güzel sureti veren ve her şeyi gören öyle bir Zât’tır ki, şu koca koca gökcisimleri ve inci-misal yıldızlar, O’nun ulûhiyetinin ve yüceliğinin pırıl pırıl delilleri, rubûbiyetinin ve izzetinin ışıl ışıl şahitleridir; O’nun rubûbiyet saltanatının ihtişamını gürül gürül haykırmakta ve O’na şehadet etmekte, hükümranlığının ve hikmetinin sınırsızlığını, kudretinin büyüklüğünün baş döndürücülüğünü ilan etmektedir.
Şimdi “Üstlerindeki göğe bakmazlar mı, onu nasıl bina edip süsledik...” ayetine kulak ver!
Sonra göğün yüzüne bak; intizamlı bir yaratma ve ölçülü sanatla beraber nasıl sükûnet içinde bir sessizlik, hikmet içinde bir hareket, ihtişam içinde bir parıltı, süsler içinde bir tebessüm göreceksin.
Mevsimlerin değişmesi için semânın lambası olan güneşin ışınlarının farklı açılarla gelmesi, kandili hükmündeki ayın her gece farklı bir hilal şeklinde doğarak dünyayı aydınlatması ve göğün güzel yüzünün
Dipnotlar
- “Allah, o hak Mabuddur ki kendisinden başka ilah yoktur.” (Bakara sûresi, 2/163, 255; Âl-i İmran sûresi, 3/2, 6, 18; Nisâ sûresi, 4/87).
- Haşiye: Otuz İkinci Söz’ün Birinci Mevkıf’ının ilavesinde ve Yirminci Mektup’un İkinci Makam’ında izah edilmiştir.
- Kaf sûresi, 50/6.