İçeriğe geç

Üçüncü Bâb

اَللّٰهُ أَكْبَرُ’in mertebelerine dairdir

[اَللّٰهُ أَكْبَرُ’in otuz üç mertebesinden yedisini anlatacağız. O mertebelerin mühim bir kısmı Yirminci Mektup’un İkinci Makam’ında, Otuz İkinci Söz’ün İkinci Mevkıf’ının sonunda ve Üçüncü Mevkıf’ının başında izah edilmiştir. Bu mertebelerin hakikatini anlamak isteyenler o iki risaleye baksınlar.]

Birinci Mertebe

“De ki: Her türlü hamd Allah’a mahsustur ki, asla evlat edinmemiştir. Hâkimiyetinde ortağı yoktur. Acze düşüp de bir desteğe muhtaç olmamıştır. Öyleyse tekbir getirerek O’nun yüceliğini ilan et.”

Ya Rab! Fermanın başım gözüm üstüne! Emrine âmâdeyim!

Yüceler yücesidir O! İlim ve kudretiyle her şeyden büyüktür O!

Zira her şeyi yaratan O, yarattıklarını düzenli ve ahenkli kılan O, insanı kâinata denk bir sanat eseri olarak kudretiyle şekillendiren ve insanı yazdığı kader kalemiyle kâinatı da aynen yazan O’dur.

Çünkü şu büyük âlem olan kâinat, aynen bu küçük âlem olan insan gibi, O’nun kudretinin eseri ve kaderinin mektubudur. O, şu büyük âlemi öyle eşsiz bir surette yaratmıştır ki, onu bir mescit şekline çevirmiş; bu küçük âlemi de öyle bir surette var etmiştir ki, secde eden bir kul yapmıştır. Şu büyük âlemi bir mülk şeklinde inşa etmiş, bu küçük âlemi de bütün mülke muhtaç bir kul olarak yaratmıştır. O’nun büyük âlemdeki sanatı bir kitap şeklinde kendini göstermiş, insandaki boyası ise hitap çiçeği olarak açmıştır. O’nun kudreti büyük âlemde haşmetini gösterirken, rahmeti de küçük âlem olan insanda nimetlerini tanzim ediyor. Haşmeti, büyük âlemde O’nun Vahid olduğuna şehadet ederken, nimetleri de küçük âlemde O’nun Ehad olduğunu ilan ediyor. O, büyük âlemin hem bütününün hem de parçalarının hareketlerine ve sükûnetlerine birlik mührü bastığı

403