İçeriğe geç

Bu ağacın görünmeyen iç yüzü ise “Bâtın” isminin tecellisine mazhardır. Mükemmel bir intizam, akılları hayrette bırakan bir idare ve yine kusursuz bir düzenle hayatı için gerekli gıdaların ağacın her tarafına dağıtılması sayesinde âdeta bu ağacın içi, son derece intizamlı ve ölçülü, harika bir makine gibidir.

Nasıl ki başlangıcı olağanüstü bir tarife, sonu da harika bir fihrist olan ağaç, “İmam-ı Mübîn”e işaret etmektedir. Aynen öyle de, dışı sanat harikası bir elbise, içi de son derece düzenli bir makine hükmündeki ağaç “Kitab-ı Mübîn”e işaret eder.

Hem nasıl ki, insanlarda bulunan hafıza kuvveti “levh-i mahfuz”a işaret etmektedir ve onun delilidir. Aynen öyle de, her bir ağaçtaki aslî çekirdekler ve meyveler “İmam-ı Mübîn”i göstermektedir. Ağacın içi de dışı da “Kitab-ı Mübîn”e işaret eder. İşte bu küçücük ağaca, geçmiş ve geleceğiyle yeryüzü ağacını, öncesi ve sonrasıyla kâinat ağacını, ataları ve soylarıyla da insan ağacını kıyasla. Ve bunun gibi...

Yüceler yücesidir varlığın Yaratıcısı ve O’ndan başka ilah yoktur! Ey Yüce Zât! Akıllar Senin büyüklüğünün vasfına erişemez, düşünceler Senin ululuğunun mahiyetine yetişemez!

Yedinci Mertebe

Yüceler yücesidir O! İlim ve kudretiyle her şeyden büyüktür O!

Zira O, öyle bir Hallâk (her şeyi yoktan var eden), Fettâh (her şeyi en iyi şekilde açan, darlıktan kurtaran), Fa’âl (icraatı durmadan devam eden), Allâm (her şeyi hakkıyla, en iyi bilen), Vehhâb (çok ihsan eden, bağışlayan) ve Feyyâz (çok feyiz veren, bereket ve bolluk ihsan eden) Ezelî bir Güneş’tir ki, şu kâinat, bütün nevileriyle ve varlıklarıyla O’nun nurlarının gölgeleri, fiillerinin eserleri, isimlerinin çeşit çeşit tecellilerinin renk renk nakışları, kaza ve kader kaleminin yazıları; sıfatlarının, cemâlinin, celâlinin ve kemâlinin tecelli aynalarıdır.

418