İçeriğe geç

Gerçekten de öyleydi.. ve o, Resûlullah’tan (sallallâhu aleyhi ve sellem) hiç ayrılmadı. Günlerce aç kaldığı olur ve visâl orucu tutardı; yani iftar için bir şey bulamazdı da, yeniden oruca niyetlenirdi ve böylece üç gün, dört gün üst üste oruç tuttuğu olurdu. Bazen, açlıktan sar’a tutmuş gibi yerlerde kıvranır ve gelen geçene, hem: “Bana Kur’ân okuyacak yok mu?”, hem de: “Bana yemek yedirecek yok mu?” mânâsında: اِسْتَقْرَاْتُكَ derdi.43

Çok defa Cafer-i Tayyar’dan başka hâlinden anlayan olmazdı; hatta bazıları kendisine birkaç âyet okur geçerlerdi. Ebû Talib ailesinin yüz akı, Hayber Gazvesi sırasında Habeşistan’dan Medine’ye hicretlerinde Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Bilmem ki, Hayber’in fethine mi, Cafer’in gelişine mi sevinsem?”44 buyurduğu, Allah Resûlü’yle az bir zaman kaldıktan sonra Mute’de şehit olup, Caferliği de, Aliliği de Ali’ye bırakan ve hakkında Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Cafer, Cennet’te yeşil kanatlarla sağdan sola pervaz ediyor.”45 müjdesinde bulunduğu Cafer-i Tayyar ise onu alır, evine götürür ve karnını doyururdu.46 Ve zaman zaman Allah Resûlü’nün doyurduğu da olurdu.

479