“Kim dosdoğru bir yol tutup gitmek istiyorsa şu ölüp gidenlerin yolunu tutsun. Zira onlar Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashabıdır: Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashabı, O’nun ümmetinin en hayırlılarıdır. (Ümmet içinde büyük insanlar gelebilir, evliyâ, asfiyâ gelebilir ama, mutlak hayır ve fazilet ashab-ı kirama aittir.) Onlar ümmet içinde kalbleri en temiz, en duru, ilimleri en derin ve (kulluk adına) tekellüften (yapmacıklıktan) en uzak olanlardır. Onlar, Allah’ın, Nebi’sine dost olarak seçtiği, dinin tebliği, insanlara ulaştırılması için ihtiyar ettiği kimselerdir. Ahlâkınızı ahlâklarına, gidişatınızı gidişatlarına benzetmek için çaba sarf edin! Onlar, Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ashabıdır. Allah’a, o Kâbe’nin Rabbine yemin olsun ki, Allah Resûlü’nün ashabı dosdoğru bir hidayet üzereydiler.”36
g. Yine Hilye’de İbn Mesud’un şöyle buyurduğu rivayet edilir: