İçeriğe geç

Evet, Efendimiz, âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir. Kur’ân’da ağırlığı ile yerini alan bu husustan önceki iki âyette, salih kulların yeryüzüne vâris oldukları/olacakları anlatılmaktadır.2 Kur’ân’da bu hakikati de ifade eden değişik âyetler vardır. Yeryüzünde söz sahibi olma, durmadan el değiştirecek ve neticede her şey, imanı tam, ameli sağlam salih kullara nasip olacaktır. Kur’ân, tarihî devr-i daimleri anlatırken وَتِلْكَ الْأَيَّامُ نُدَاوِلُهَا بَيْنَ النَّاسِ“Biz zafer ve muvaffakiyet günlerini insanlar arasında döndürür dururuz.”3 buyurmaktadır. Bugün bazılarına bayram ve seyran, yarın da başkalarına.. bugün bazıları mamureler içinde mutlu ve müreffeh, yarın da başkaları.. bu, hep böyle değişip durmuştur, değişip duracaktır. Fakat yeryüzünde, hem gökler ötesinin hoşnutluğu içinde hem de ukbâyı netice verecek bir temsil er geç salih kulların eliyle gerçekleşecektir. Cennet’e girecek onlar olduğu gibi, yeryüzünde insanlığın mâkus tali’ini değiştirecek de –biiznillah– yine onlar olacaktır. Hususiyle ahir zamanda, Efendimiz’den sonra gelecek olan karakter insanlarının pişdârı ve rehberi olması itibarıyla hemen bu iki âyetin peşinden وَمَۤا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَgelmektedir ki, çok mânidardır. Biz, ilk salih zümrenin Efendimiz devrinde kendilerini ifade ettiklerini görüyoruz ve ümit ediyoruz ki, –inşâallah– son bir kere daha ümmet-i Muhammed yeryüzünde kendini ifade eder ve وَمَۤا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَhakikati bütün dünyaca duyulur ve saygıyla karşılanır.

2