Melekleri̇n Yaratılış Hi̇kmetleri̇
Evvelâ şunu herkes bilmelidir ki, Allah (celle celâluhu) yaptığı işlerden dolayı sorguya çekilmez.1 Allah’ın yaratmasında hikmet, hilkate tâbidir. Bu hakikati İbrahim Hakkı Hazretleri, “Her işte hikmeti vardır, abes fiil işlemez Allah.” ifadeleriyle dile getirir.
Şüphesiz, melâike-i kiramın yaratılmasının da pek çok hikmetleri vardır. Bununla alâkalı değişik şeyler söylenmiştir, ama biz aklımızın ermediği yerde Allah’a soru sormayız. Allah bize sorar da biz soramayız; sadece “Acaba şunun hikmeti ne ola ki?” deriz. Her şeyden evvel bu edebi bize bizzat Kur’ân öğretmektedir. Çünkü Allah, ilmiyle bütün kevn ü mekânları muhittir. İnsan ise O’nun ilminden yine O’nun tecellîsiyle ancak belli bir miktara mazhardır.2 Hz. Musa ile Hızır’ın karşılaşmasında bir vak’a vardır. Hızır, Hz. Musa’ya, denize gagasını daldırıp çıkaran bir kuşu gösterir ve şöyle der: “Yâ Musa! Senin ve benim bildiklerim, Cenâb-ı Hakk’ın ilmine nispeten, şu kuşun gagasına bulaşan suyun okyanusa nispeti gibidir.”3
İşte bu kadar muhit bir ilimle eşyayı yaratan Allah karşısında yeryüzünde kuş gagasına bulaşmış ilmiyle zavallı insan, elbette ki Allah’ın ilmine dayalı meleklerin hikmetini hakkıyla kavrayamaz. Bu itibarla da insan haddini bilmeli ve Allah’a karşı edepli olmalıdır.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Enbiyâ sûresi, 21/23.
- 2 Bkz.: Bakara sûresi, 2/255.
- 3 Buhârî, ilim 44, enbiyâ 27, tefsîru sûre (18) 2; Müslim, fezâil 170.