İçeriğe geç

Bunun aksini düşünelim. Allah’ın muttarıt âdet-i sübhâniyesi olmasın da, “Ben şu semaları yıktım” desin, onlar da hemen yıkılsın, “Yaptım” desin yapılsın, “Küre-i arz, şu şekle girsin” desin o da girsin; insanlar muttarıt hiçbir kanun ve prensibe bağlı olmayan bu gelmeler-gitmeler, medler-cezirler karşısında bir hayret ve hayranlık yaşasalar da ilmî hiçbir tespitte bulunamayacak ve varlıkla alâkalı sabit hiçbir şey söyleyemeyeceklerdir. Bu kadar seri ve herhangi bir prensibe bağlı olmayan, sadece Allah’ın ihtiyarını gösteren bu kabîl ahvalden ilmî kanunlar ve kıstaslar çıkarmak da mümkün değildir. Binaenaleyh âlem-i şehadette –tasavvufî ifadesiyle– âlem-i kevn ü fesadda değişip duran her şey, esbap perdesine bağlı cereyan etmektedir.

Allah izzet ve azametine perde yaptığı bu esbabı daha ilk hilkatte vaz’etmiştir. İnsan, bu prensiplere tutunarak küre-i arzın ve güneşlerin ne zaman yaratıldığı hakikatine gidebilir. Meselâ, “Güneş beş milyar seneden beri yaşıyor; takriben beş milyar sene daha yaşayabilir.” diyebilir. Aksine birdenbire ânî ve def’î oluşlarda bu sonuca varmak ve bir şey söylemek mümkün değildir. Makro âlemde bu mevzu ile alâkalı bir şey söyleyemeyeceğimiz gibi mikro âlemde de bir şey söyleyemeyiz. Evet değişik laboratuvarlarınız size sabit bir şey söyleyemeyecek; mikroskoplarınız da, teleskoplarınız da sizde sadece şaşkınlık hâsıl edecektir. Bir hücrenin içindeki infilakları anlayamayacaksınız. DNA ve RNA’nın çevirdiği o harika işleri kavrayamayacaksınız; evet işte bütün bunları Allah’ın her şeyi esbap perdesi içinde vaz’etmesine borçluyuz.

2. Allah (celle celâluhu), yapacağı her şeyi mehille yapar ve bununla insana ders verir. O’nun icraatında her şey belli bir seyir takip ederek kemale yürür. Tedricîdir pek çok icraat-ı ilâhî.. yerde, gökte ve canlı cansız bütün varlıkta.

7