Biz, Allah Resûlü’nün istikbale dair verdiği haberlerden şimdiye kadar yüzlercesinin zuhur ettiğine şahit olmuşuzdur. Hadis kritikçilerinin büyük bir titizlikle ele alıp inceledikleri nice hadisler vardır ki, o hadislerde Efendimiz, ümmetinin üst üste kırılmalar, çözülmeler yaşadıktan sonra yeniden belini doğrultacağını ve devletler muvazenesinde hâkim bir unsur hâline geleceğini haber vermektedir ki biz ona da inanırız.. evet öyle ümit ediyoruz ki, şu âna kadar olan şeyler zincirine bu da gerçekleşmiş bir halka olarak takılacak ve devam edecektir. Onun için buna yarısı oldu, yarısı olmadı diyoruz. Bu yarının olması için de olduracak sebepler lâzımdır. Efendimiz ahval ve keyfiyet itibarıyla durumu anlatır: “Din, garip olarak, (yani hâlden, dilden anlamayan insanların içinde) başladı. (Ona canlı kanlı bir cemaat sahip çıktı. Ve sonra da her yana yayıldı, hâkim oldu.) Yine ona gariplik arız olacak. (Ahir zamanda da yeniden böyle olacak. Âdeta cemaat-i İslâm’ın karşısına bir nevzuhur hâlinde çıkacak. Dost da düşman da buna şaşacak.)”11, “…Ekicilerin hoşuna gider, kâfirleri de öfkelendirir.”12 âyetinde ifade edildiği gibi tohumu atan dahi şaşacak, “Nasıl oldu? Ben de hayret ediyorum; birdenbire böyle büyümemesi gerekiyordu!” diyecek. Evet, Devr-i Risaletpenâhî’de olduğu gibi her yanda bir inkişaf yaşanacak.
Dipnotlar
- 11 Müslim, îmân 232; Tirmizî, îmân 13; İbn Mâce, fiten 15.
- 12 Fetih sûresi, 48/29.