İçeriğe geç

Bu insanın, O’na ait olmayan şeyleri söylememesi, bakmaması, düşünmemesi, yaşamaması vb. demektir. Fakat takdir edersiniz ki, bu o kadar kolay da değildir. Bunun hayata geçirilebilmesi sürekli irade ve cehd, sürekli azim ve gayret ister. Bir defa yapınca bitecek bir şey de değildir bu. Değişen ve sürekli bir sel gibi akan hayatın bütün saniyelerinde ya da bütün bir ömür boyu yapılması gerekli olan bir mücadeledir. Hatta bu konuda zirvelere çıksanız, peygamberlerin hemen altındaki mertebelere erişseniz dahi, şayet o zirvenin gerektirdiği mücadeleleri vermezseniz, başaşağı, derin bir çukura düşmek ihtimali vardır.. evet, yukarılara doğru tırmandıkça mücadelenin daha da ağırlaşacağı muhakkaktır.

Öyleyse çok sık sözünü ettiğimiz “Halk içinde Hakk’ın temsilcisi olmak” çok zor.

Çok zor tabiri bunu karşılamaz. Daha ağır bir tabir bulmak zorundayız. Zira halk içinde Hakk’ın temsilcisi demek, peygamber mesleğine talip olma ve onu temsil etmek demektir. Onu yapabilmek için de peygamberâne aşk, şevk, gayret, azim, cehd ve irade gerekir.

İnsanın bunu yapabilmesi ise, öncelikle “iç irtibatı” diyebileceğimiz niyete, kararlılığa bağlıdır. Ardından bu iç irtibat, niyet ve kararlılığın fıtratla bütünleşmesi, insanın tabiatının bir yanı hâline getirilmesi gelir ki, siz buna tabiatın ibadetle bütünleşmesi de diyebilirsiniz. Üstad’ın sâika ve şâika dediği latîfeler de bu görevleri yerine getiriyor olabilir.

6