İçeriğe geç

Hâsılı, istikamet çok önemlidir. Bunun için de önce usûl-ü İslâmiyeyi bilme ve onun ardından da sürekli Rabbimiz’e yalvarma, yakarma şarttır.

İnsan, bahsini ettiğiniz duaya gerek yok, nasıl olsa kurtulurum düşüncesine neden girmiş olabilir?

Öncelikle şunu ifade edeyim ki, bir insanın kafasında ahirette kurtulma veya kurtulamama mülâhazası yer etmemişse, o insan boşlukta yaşıyor demektir. Dolayısıyla insanın bomboş olmaması, boşlukta yaşamaması güzel ama kendini garantiye almış görmesi de en azından bir küstahlıktır. Bakın Esved b. Yezid –ki Ebû Hanife gibi dâhilerin hocasıdır– bir gecede yüz rekât namaz kılar ve devamlı ağlar. Kendisine sorarlar, “Günahlarına mı ağlıyorsun? “Hayır” der Esved b. Yezid, “Dünyanın ötesinden korkuyorum.” Hâlbuki bu zatı öldükten sonra birisi rüyasında görür ve ona sorar: “Ne muamele gördün?” O, “Peygamberlikle aramda, bir mesafe kaldı.” der.

Bir de Bediüzzaman Hazretlerinden bir misal arz edeyim. Üstad’a Zübeyr b. Avvam misali havarîlik yapmış olan, âbid, sâcid, müttaki Zübeyr Abi bir gün, “Üstadım, akıbetimden çok korkuyorum!” der. Üstad birden sert bir sesle ona “Korkma, titre!” cevabını verir. Evet, ahiret çok pahalıdır ve onun için sadece bir korkma yetmez, titremeli ve gereğine göre hareket edilmelidir.

Bana göre, bırakın akıbetimizden emin olmayı, biz bu eracif içinde nasıl küfre girmiyoruz ve bunca kirlilikler karşısında kalbimizi, iman noktasında nasıl canlı tutabiliyoruz, esas ona şaşırmalı ve Allah’ın ihsan ettiği bu engin lütuflar karşısında iki büklüm olup, şükran secdesine kapanmalıyız…

Gaflet arıyorum diyen velilere ne diyeceğiz?
4