Ayrıca burada “Hayr-ı kesîr için, şerr-i kalîl irtikâb edilir.”3 düsturunu, İslâm adına hakikaten İslâmiyet’e düşmanlığı müsellem insanların vücudunu ortadan kaldırmada mesnet olarak da kullanamayız. Savaş alanında, ülkenin çıkarları adına şahsın kendi rızasıyla kendini feda etmesi ayrı bir husustur. Esasen İslâm, intihara kat’iyen cevaz vermediğinden, bahsini ettiğimiz husus istisnaî olarak ele alınmıştır.
Netice itibarıyla, terörizmi, İslâmiyet ile telif etmek imkânsızdır. Allah’ın rızasını gaye edinmiş bir Müslüman, kim olursa olsun adam öldüremez. Hatta bu Müslüman, İslâm’ı devlet çapında temsil etme, böylece bütün dünya ülkelerine örnek olma, devletlerarası muvazenede belli bir yeri alarak, Müslümanların hak ve hukukunu gözetme vs. gibi dolambaçlı yollardan Rabbin rızasına doğru yürüse bile yine adam öldüremez, zira bu neticeye adam öldüre öldüre varılmaz ve varılamaz.
Hâsılı, Müslüman terörist olamaz, terörist de Müslüman.
Dipnotlar
- 3 Bkz.: er-Râzî, el-Mahsûl 6/223; et-Teftâzânî, Şerhu’l-Makâsıd 2/143.