İçeriğe geç

O (sallallâhu aleyhi ve sellem), sadece insanlara karşı değil, taşa toprağa karşı bile vefayla dopdoluydu. Mekke’yi arzular,4 Uhud’a uğrar ve sık sık ilk konağı olan Kuba’yı ziyaret ederdi.5 Çünkü orası Mekke’den ayrıldıktan sonra sinesini açıp, “Bende kalabilirsin.” diyen yerdi. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ise, “Sen beni misafir ettin, ağırladın.” dercesine her cumartesi mutlaka Kuba’ya uğramaya çalışırdı. O, Uhud’u da ziyaret ederdi. Hani, “Biz onu severiz, o da bizi sever.”6 dediği yeri. Yani Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) sevgisinden nasibini alan o mübarek yeri. Keza O, Medine’nin mezarlığı Baki’e giderdi. Hayır –estağfirullah– mezarlık değil. Ashab-ı kiramın ahiret hesabına ârâm eyledikleri yere… Ve vefa insanından daha yüzlerce misal…

İşte onun için bu konuyla alâkalı araştırma yapan dost-düşman herkes diyor ki: Hz. Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) cemaati kadar O’na bağlı bir cemaat ve cemaatine O’nun kadar bağlı ikinci bir lider ne gelmiştir ve ne de gelecektir. Evet, ısmarlama bir liderin cemaatinin ısmarlama olması kadar tabiî ne olabilir ki?

3