Peygamberi̇mi̇z Ve Yabancı Murahhaslar.
Efendimiz’in bu hassasiyeti bizim de en çok hassas olmamız gereken önemli bir konudur. Bu sebeple de mutlaka üzerinde durulmalıdır.
Allah Resûlü, sadece kendisine gelen heyetlere karşı değil, dini kabul etmek için gelen fertlere karşı da her zaman ilgi ve alâkasını en üst seviyede sürdürmüştür. Meselâ, Halid b. Velid, Amr b. Âs ve Osman b. Talha gibi Mekke’nin seçkinleri Medine’ye geldiklerinde, her biri Allah Resûlü’nden öyle iltifatlar görmüşlerdir ki, o gün için Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (radıyallâhu anhüm) öylesini bulamamışlardı.
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Hz. Halid’e: “Ben de, Halid bu kadar akıllıyken nasıl oluyor da küfür içinde kalıyor diye hayret ediyordum!”1 der… Kısa bir müddet sonra da onu “Allah’ın Kılıcı”2 unvanıyla taltif eder…
Amr b. Âs, Müslümanlara çok kötülüğü dokunmuş bir insandı. Öyle ki bu zat, o güne kadar dehâsını hep İslâm aleyhinde kullanmıştı. Ama Müslüman olup Medine’ye gelince, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), ona maziye ait en küçük bir meseleyi dahi hatırlatmayacak kadar sıcak davranmıştı. Onun dua talebi üzerine “Bilmiyor musun İslâm, onu kabul etmeden önce işlenen bütün gühanları siler, temizler.”3 buyurmuştu…
Dipnotlar
- 1 İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 4/252, 7/395; el-Vâkıdî, Kitâbü’l-meğâzî 1/748.
- 2 Buhârî, fezâilü ashâb 25; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 1/201.
- 3 Müslim, îmân 192; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 4/204.