İçeriğe geç

Evet, Kur’ân insanla varlık arasında köprüler kurmuş, bu sayede insan, varlığa karşı yabancı nazarla bakmaktan kurtulmuş ve insanoğlu varlığı kendisine âdeta “enîs-i celîs” gibi görür olmuştur. Bu açıdan da denebilir ki, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), varlık adına söylenecek her şeyi söylemiştir. Kıyamete kadar ilimler ne kadar gelişirse gelişsin, 14 asır evvel haklarında beyan buyurulan şeylere zıt ve farklı şeyler söylemeyeceklerdir. Bu, aynı zamanda, bazılarının zannettiği gibi, fizik, kimya matematik, biyoloji, anatomi adına keşfedilen şeyleri, Efendimiz daha önce söylemiştir şeklinde de anlaşılmamalıdır. Bizim demek istediğimiz: İnsanlığın İftihar Tablosu’nun beyanı bu türlü meselelere zıt düşmediği, hatta bütünlük içinde olduğu şeklindedir. Bu açıdan ilim çok önemlidir, çok önemli olduğundan dolayı da, “Netice itibarıyla her şey ilme bağlıdır.”2 diyebiliriz.

Evet, geleceğin kaderini bir ölçüde tayin edecek ilimdir. İlimsiz hiçbir yere varılmaz. Hususiyle de dünyadaki küreselleşme, ilmin önemini daha da artırmaktadır. Durum böyle olunca, nasıl ki, bir dönemde Batılı sanayi inkılâbı yaparken biz o meselenin gerisinde kalmanın faturasını çok pahalı ödedik ve ceremesini asırlar ve asırlar boyu çektik, hâlâ da çekiyoruz. Teknoloji inkılâbı karşısında geri kalmışlığın şokundan henüz kurtulmuş sayılmayız. Öyle de, şu anda dünyanın içinde bulunduğu seviyeye ulaşamaz ve bir kere daha gemiyi kaçıracak olursak, ihtimal, düşmanlarımız belimizi doğrultmamıza fırsat vermeyeceklerdir.

3