Bazı yorumcular, “İnsanlar bir tek ümmet idi…” âyetinin tefsirinde, Âdemoğullarının hepsi kâfir idi, Allah bunlara; “Hz. Nuh’u ve peşi sıra da diğer peygamberleri gönderdi.” derler. Bu görüş kat’iyen doğru değildir. Yeryüzünde Hz. Âdem’den bu yana her zaman insanlar bir nebinin vesayetinde bulunma, gelişme, yetişme imkânını bulmuş; ama ya değerlendirmiş ya da değerlendirememiş, olduğu gibi kalmıştır. Ne var ki baştan beri o, hiçbir zaman başıboş bırakılmamıştır. Gerçi bazıları peygamberlerin yeni mesajı yüzünden ihtilafa düşmüşlerdir ama, bi’set-i enbiyânın getirdiği kat kat fazladır. Bediüzzaman yaklaşımıyla 100 çekirdeğin 80 tanesi çürüse, 20 tanesi ağaç olsa, nasıl o çekirdek sahibi zarar etti denilmez; öyle de 100 insan içinde 20 tanesi inanıyor ve gaye-i hilkati istikametinde bir hayat yaşıyorsa, o yeter ve umum mevcut abesiyetten kurtulmuş sayılır.39
Dipnotlar
- 39 Bkz.: Bediüzzaman, Mektubat s.55-56.