İçinde sabır temrini de ihtiva eden namaz, imanın istikrarı, ruhun tasaffisi, ruhî, bedenî sıhhatin en önemli esas ve vesilesi, içtimaî anlaşma, uzlaşma ve kaynaşmanın en sıcak, en müessir zemini ve ümmet olmanın en açık tezahürüdür. Namaz bütün ibadetlerin pîri ve din gemisinin rotası ve kalbde miraca ulaşmanın da ışıktan merdivenidir. Namazla, imanını tabiatının bir yanı hâline getiren, onunla ruhunu saflaştırabilen, yine onunla kalbî hayatın enginliklerine açılabilen ve onun o yumuşaklardan yumuşak sıcak ikliminde bünyan-ı mersus gibi bir ümmet olduğunu duyan herkes, kulluk yolunun sıkıntılarını rahatlıkla aşabilir ve hedefine ulaşabilir.
“Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa şüphesiz Allah şâkirdir (şükre karşılık verir) ve (her şeyi) hakkıyla bilir.”
(Bakara sûresi, 2/158)
“Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah şükre karşılık veren ve her şeyi bilendir.”
(Nisâ sûresi, 4/147)