İçeriğe geç

Ayrıca, “Her nerede bulunursanız” sözünden, namazda, muayyen bir kıbleye teveccüh şart olsa da, onun için herhangi bir hususî mekâna gerek olmadığı anlaşılır ki, وَجُعِلَتْ لِيَ اْلأَرْضُ مَسْجِدًا23 beyan-ı Nebevîleri de bunu tefsir ve tafsil sadedinde şerefsudur olmuştur.

وَمِنْ حَيْثُ خَرَجْتَ فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۘ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُۙ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيْكُمْ حُجَّةٌ ۠ إِلَّا الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْن۪ي وَلِأُتِمَّ نِعْمَت۪ي عَلَيْكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

“Nereden (sefere) çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. (Mü’minler, siz de) nerede olursanız olunuz, yüzünüzü o yöne çevirin ki, aralarında haksızlık edenler müstesna, insanların aleyhinizde (kullanabilecekleri) bir delili bulunmasın. Sakın onlardan korkmayın. Yalnız Benden korkun. Bu, size olan nimetimi tamamlamam içindir. (Bu suretle) umulur ki doğru yolu bulursunuz.”

(Bakara sûresi, 2/150)

Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) Medine’ye teşrif ettikten sonra 16 veya 17 ay boyunca, namazlarını Mescid-i Aksâ’ya yönelerek kılmışlardı. Tabiî o günlerde, Kâbe’nin içi putlarla doluydu. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ise putlara en küçük bir teveccühte dahi bulunmama mesajıyla gönderilmişti. Dolayısıyla belli bir süre kat’î tavrını ortaya koyma adına O’nun Kâbe’ye yönelmesi, namazlarını o tarafa doğru kılması men edilmişti.

45