İçeriğe geç
23. Bölüm

Enbiyâ Sûresi

لَقَدْ أَنْزَلْنَۤا إِلَيْكُمْ كِتَابًا ف۪يهِ ذِكْرُكُمْ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

“Andolsun, size içinde sizin için öğüt bulunan (size şan ve şeref sağlayan) bir kitap indirdik. Hâlâ akıllanmaz mısınız?”

(Enbiyâ sûresi, 21/10)

Cenâb-ı Hak burada ilk muhataplarına açıktan açığa, daha sonrakilere de delâlet, iktiza hiç olmassa işaret yoluyla, kendilerine verilen bu kitapla aynı zamanda hem ilklere hem de sonradan gelenlere nam u nişan, şan ü şeref vaad ettiğini, hatta mukaddimeleriyle bizzat verdiğini kasemli bir hatırlatmayla belirterek, onların şuurlarını şükran ufuklarına yönlendirmektedir.

Bu önemli ve ukbâ buudlu nam u nişan ve şan ü şerefe gelince şunlar düşünülebilir:

1. Hak hedefli, emir-nehiy gibi doğru vesilelerin hatırlatılması düşünülebilir ki; وَإِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَ“O Kur’ân, senin ve kavmin için bir hatırlatmadır.”1 âyeti bunu vurgulamış olsa gerek.

2. “Zikir”le va’z u nasihati hatırlamak da mümkündür ki, “Din nasihattir.”2 şümullü hadisi bu hususu öne çıkarır.. Zâriyât sûresindeki وَذَكِّرْ فَإِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِن۪ينَ“Onlara hatırlat; çünkü zikir ve hatırlatma mü’minler için (mutlaka) yararlıdır.”3 âyeti de bu mülâhazayı teyit eder mahiyettedir.

3. Çevrenizdeki milletler ömr-ü tabiîlerini ve miadlarını bir bir doldurup bir bir tarih sahnesinden silinmelerine karşılık siz, bu zikr-i mübarek sayesinde ebed müddet var olmaya namzet sayılabilirsiniz.

أَوَلَمْ يَرَوْا أَنَّا نَأْتِي الْأَرْضَ نَنْقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَاۘ وَاللّٰهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِه۪
217