Evet, hikmete mazhariyetin de kendine göre bazı derinlikleri vardır. Dolayısıyla, bütün mü’minler bir ölçüde hikmetten nasipdâr olmuşlardır, ama bazı Hak dostları hep Hakîm ism-i şerifinin şuaları altında yaşayarak hikmet burcunun zirvesini tutmuşlardır.
Hizmetin İlkleri ve Hakîm İsminin Tecellisi
Bediüzzaman hazretleri, iman ve Kur’ân hizmetinin yörüngelerinden birisi olarak hikmet üzerinde durmuştur. Kendisi de Hakîm ismine mazhar insanlardan biri olmuştur. Her şeyin hakikatini bilen, her şeyi yerli yerinde vaz’eden, her zaman ve her yerde kulların yararına olacak şeyleri yaratan Hakîm-i Mutlak’ın hikmet tecellileri sayesinde, Nur Müellifi de, Kur’ân-ı Kerim’i selef-i sâlihînin usullerine uygunluk içinde ve çağın idrakine göre yeniden yorumlamış, imanî meseleleri günümüzün üslubuyla ele almıştır. Hem engin bir vicdan eri, derin bir aşk ve heyecan timsali olan hem de fevkalâde dengeli, çağdaşlarının çok önünde ileri görüşlü davranan ve büyük projeler üretebilen Hazreti Üstad, ibadet ü taat ve muamelâttan irşad ve nasihat adına ortaya koyduğu yepyeni metodlara, hizmetle münasebeti ölçüsünde siyasi umurla alakadan idarecilere rehberliğe kadar çok geniş alanda düşünmüş, yazmış, mücadele vermiş ve hayatın bütün üniteleriyle meşgul olmuş, toplumun bütün fakültelerinde umûmî bir dirilişin planını yapmıştır.
Baştan bu yana arz ettiğim konular açısından, Bediüzzaman’ın ve onun etrafında hâlelenip “hizmetin ilkleri” olma şerefine ermişlerin i’la-yı kelimetullah adına ortaya koyduklarına bakılırsa, onların hakikaten hikmet verilmiş ve pek çok hayra erdirilmiş müstesnâ insanlar oldukları görülecektir. İlk günden bu yana iman ve Kur’ân hizmetinin seyri dikkatlice takip edilirse, hep binlerce hikmeti bağrında saklayan bir şehrahta yol alındığı müşahede edilecektir. Kısaca değinmeye çalıştığım üzere, hikmetin tariflerini birer birer ele alarak, bu iman yolunun hikmet televvünlü hususiyetlerini tek tek saymak da mümkündür; ne var ki, böyle bir çalışmanın ancak müstakil bir kitapla yapılabileceği de aşikârdır. Bu itibarla, şimdilik meseleyi genişçe ele almayacak olsam da, bir fikir vermesi için çok önemli gördüğüm üç hususu hatırlatmak istiyorum: