İçeriğe geç

Münafıkların benden istifade etmesi, dünyada nifaklarının açığa çıkmaması, görünürde mümin olarak yaşamaları ve bununla Allah’ın huzuruna gitmeleri şeklindedir. Kâfirlerin benden istifade etmesi, azaplarının peşinen dünyada gelmemesi suretindedir.” Muhterem Müslümanlar!Allah, kâfirlerin azabını âhirete bırakıyor. Sizin o rahmetten istifadeniz, kâfirlerin istifadesi gibi azabın âhirete bırakılması suretinde olmamalıdır. Ondan istifade ettikten sonra semalara doğru uçabilmek için O’nun ateşinde yanmak ve İslam’a sımsıkı sarılmak suretinde olmalıdır. O’na döndükten sonra başka tarafa dönmektense kalbini kökünden koparıp atmak suretinde olmalıdır. Sizin o rahmetten istifadeniz kâfirin istifadesi gibi olursa, Allah muhafaza buyursun, akıbetiniz de kâfirin akıbetinden farklı olmayacaktır. Dikkat edin! Bulunduğumuz zemin, sahabenin Resûlullah’tan istifade ettiği zemindir. Ancak sahabe gibi istifade etmedikten sonra bizim için kurtuluş söz konusu olamaz. Sahabe gibi istifade edeceğiz Resûlullah’tan. O’na bağlanacağız, sımsıkı sarılacağız…Gönüllere O hâkim, bütün duygulara O hâkim, kafalara O hâkim, kalblere O hâkim, fertlere O hâkim, evlere O hâkim, muhite O hâkim olacak. Zaten O’dur kalblerin sultanı, kafaların terbiyecisi, ruhların tezkiyecisi, temizleyicisi ve insanlığın önderi, rehberi, çobanı. O’nun götürdüğü yere gitmeli ve O’nun şefaatine mazhar olmalıyız. Kusurluyuz, Allah taksiratımızı affetsin. Âmîn.

10 Kasım 1967, Kestanepazarı

332