uykudan gelen sersemlik sebebiyle o günkü ömür uykulu, yarı uyku gibi, kısacık bir hal aldığından maddî bir noksanlık gösterir. Manevî bakımdan da, o gün insanın hayatının maddî-manevî neticesi çoğunlukla ikindiden sonra ortaya çıktığından, o vakti uykuyla geçirmek, bu neticeyi görmemek demektir. Âdeta insan o günü yaşamamış gibi olur.
Üçüncüsü
Kaylûledir. Bu uyku sünnet-i seniyyedir. Kuşluk vaktinden, öğleden biraz sonraya kadar geçen süredeki uykudur. Gece ibadetine imkân verdiği için sünnet olmakla beraber, Arap yarımadasında öğle vakti şiddetli sıcakta işe ara vermek, hem yerel hem genel bir âdet olduğundan, bu sünnet-i seniyyeyi daha da kuvvetlendirmiştir. Bu uyku hem ömrü, hem rızkı artırır. Çünkü yarım saat kaylûle, iki saat gece uykusuna eşittir. Demek ki, insanın ömrüne her gün bir buçuk saat ilâve ediyor. Rızık için çalışma süresinin yine bir buçuk saatini ölümün kardeşi olan uykunun elinden kurtarıp yaşatıyor ve çalışma zamanına ekliyor.
Said Nursî
***
“Bu da Güzeldir”
Namaz tesbihatında أَلْفُ أَلْفِ صَلَاةٍ وَأَلْفُ أَلْفِ سَلَامٍ عَلَيْكَ يَا رَسُولَ اللّٰهِ cümlesi okunurken açığa çıkan ince bir nükteyi uzaktan uzağa fark ettim. Tamamını yakalayamadım, fakat işaret olarak bir-iki noktasını söyleyeceğim.
Dipnotlar
- İkindi namazından sonra uyumanın zararlı olabileceğini ifade eden hadis-i şerif için bkz. Ebû Ya’lâ, el-Müsned 8/316; ed-Deylemî, el-Müsned 3/493.
- Kulları teftiş eden meleklerin sabah ve ikindi vakti toplanıp, gördüklerini Cenâb-ı Hakk’a bildirdiklerine dair hadis-i şerif için bkz. Buhârî, mevâkîtü’s-salât 16, bed’ü’lhalk 6, tevhîd 23, 33; Müslim, mesâcid 210; Muvatta, kasru’s-salât 82; Nesâî, salât 21.
- Efendimiz bu uykuyu, “Kaylûle uykusuna yatınız, çünkü şeytanlar kaylûle yapmaz.” buyurarak tavsiye etmiş (et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat 1/13); ayrıca kendileri de bu şekilde yapmışlardır: Buhârî, isti’zân 16, 39, 41, cum’a 40, 41, hars 21, et’ime 17, Müslim, fezâil 84, cum’a 30.
- “Uyku, ölümün kardeşidir.” mânâsındaki hadis için bkz. et-Taberânî, el-Mu’cemü’l- Evsat 8/342; el-Beyhakî, Şuabü’l-Îmân 4/183; İbnü’l-Mübârek, ez-Zühd s. 79.
- Sana milyonlarca salât ve selam olsun ya Resûlallah.