Burada arz etmeyi düşündüğüm diğer bir nokta, esas şer’î tarifi içinde Kâbe’nin, bir kısım menâsikin (ibadetlerin) yerine getirilmesi için, şeâire esas teşkil etsin diye vaz’edilmiş bir yer olduğu hususudur. Hac menâsikinin, –imamlar arasında ihtilaflı olsa da– üç esası vardır; bunlardan biri de Kâbe’yi tavaftır. Bu açıdan hem Müzdelife’de durmak, hem Mina’da şeytan taşlamak, hem de Arafat’ta bulunmak sanki Kâbe’nin etrafında bir dantela gibi örülmüş tâlî nakışlar gibidirler. Biz, âdeta her şeyi o amûd-i nûranîye iliştirerek, kulluğumuzu bir dantela gibi örgüleriz. Bu açıdan da hac farizası, Kâbe etrafında örgülenen bir ibadet nakşı gibidir.
5