İçeriğe geç
57. Bölüm

Süleymaniye

SÜLEYMANİYESÜLEYMANİYE

Süleymaniye, muhteşem günlerin hâtırâları üzerinde devâsâ bir menşûr ve sanatın mâbedde zirveleştiği, mâbedin gerçek sanatla buluştuğu kristal ruhlu granit bir yapıdır. O, Mehmet Âkif ve Yahya Kemal gibi iki şiir üstadı ve sanat dâhîsinin duygularını besteleştirdikleri bir güfte ve şanlı dünlerimizin dili dudağı sessiz bir bediîyât tercümanıdır.

1550’li yıllarda Sinan’ın, sanat dünyasına iki şaheser armağanı vardır: İstanbul Süleymaniye Külliyesi, Şam Süleymaniye Külliyesi. İkisi de adına inşâ edildikleri Muhteşem Süleyman’ın ihtişamını aksettirecek seviyededir. Şam’daki külliye, Sinan’ın bir kalfası tarafından kontrol edilir. Baraka Irmağı kıyısında hac kafilelerine hizmet vermek için planlanmış bulunan Şam Süleymaniye Külliyesi; camii, aşhanesi ve kervansaraylarıyla plana esas teşkil edecek mahiyette entegre bir tesistir. Bu muhteşem külliye, tesis gayesini gerçekleştirmedeki mükemmeliyeti, mimarîsi, hizmetleri ve daha sonraki ilâveleriyle başlı başına sultanî bir eserdir ve müstakil bir araştırma ister...

Bizim şimdiki konumuz İstanbul Süleymaniye Camii.. geniş külliye hâlindeki müştemilâtıyla Süleymaniye, yerleşik belde mimarîsinin en güzel örneklerinden biri, belki de birincisi.. Fatih Külliyesi’nin geliştirilmiş, olgunlaştırılmış, mütekâmil bir örneği ve inançtan muâmeleye uzanan çizgide duygu ve düşünce dünyamızın tehaccür etmiş, granitleşmiş bir ehramı gibidir. Zaten öyle olması hedeflenerek inşâ edilmişti.

437