Hakk’a Adanmış Ruhlar
HAKK’A ADANMIŞ RUHLARHAKK’A ADANMIŞ RUHLAR
Hayatlarını Allah rızasını kazanma yolunda, O’nu sevip O’nun tarafından sevilme idealine bağlamış adanmışların en çarpıcı yanları, en önemli güç kaynakları, maddîmânevî herhangi bir beklentilerinin olmamasında aranmalıdır. Onların hesap ve planlarında, ehl-i dünyanın çok önem verdiği maliyet-kâr-emek-kazanç-servet-refah... gibi hususların hiçbir kıymeti yoktur; asla değer ifade etmezler ve ölçü de kabul edilemezler.
Adanmışın mefkûre kıymeti, dünyevî değerlerin o kadar üstündedir ki hedefe –o, garazsız-ivazsız Allah’ın hoşnutluğudur– kilitlenmiş böyle birine yörünge değiştirtmek çok zor, başka bir bedele bağlamak ise âdeta imkânsızdır. Aslında o, kalben, fâni ve zâil şeylerden tamamen sıyrılarak bütün bütün bâkiye müteveccih olma yönünde öyle bir değişim yaşamıştır ki bir daha da dönüşüp başka bir şey olması ya da yükselip başka bir hâl alması –mefkûresinin üstünde herhangi bir yükseklik tanımadığı için– mümkün değildir. O, kendini tamamen, insanlara Hakk’ı sevdirme ve Hak tarafından da sevilme gayesini gerçekleştirmeye adadığı ve hayatını da başkalarını yaşatmaya bağladığı, gelip geçici beklentilerden sıyrılıp bir mânâda hedefini daraltarak kıymetlendirdiği ve dağınıklıktan kurtulup tevhid-i kıbleye muvaffak olduğundan ötürü, toplum içinde “onlar” ve “biz”, “ötekiler” ve “bizimkiler”... gibi bölücü, parçalayıcı ve kavgaya sürükleyici mülâhazaların tamamen dışındadır ve kimseyle açık-kapalı