İçeriğe geç

Cihad, bir barbarlık ifadesi olarak elde kılıç-mızrak, insanları tehdit edip, dehşet salan gaddarların veya saldırganların hareketleri demek değildir. Yağma, talan ve ganimet peşinde koşan, anlayışı kısır ve basit cemaatlerin hareketi de değildir. Bilâkis, İslâm’a dehalet edip Cennet’e gitmek isteyenlerin karşısına engel ve mania olan küfür yığınlarının önünü almak, onların da kâlplerine ve kafalarına îman şuuru vermek, Cennet’e koşmaya teşvik ederek, gerekirse zorlamaktır.

Îman cemaati olan müslümanların davranış şekilleri Hazret-i Muhammed Efendimiz’in Mekke devrindeki davranış şeklinin aynısı olmadıkça, yapılacak mücahede ve mücadeleler faydasız olacaktır. Sık sık arzettiğim gibi, Dar-ül Erkam mücadelesi lâzımdır. Her haneyi İbn-i Erkam Hazretlerinin evi hâline getirip, orada, cemaate şuur vermek lazımdır. Tehdiş ve teröre maruz kalınsa bile, yılmadan, usanmadan, aceleciliğe düşmeden; vaad edilen doğuşun mukaddes fecrinde ötecek horozların müjdeci sesini beklemek lazımdır.

Zorbalar, toplum psikolojisini bilmeyen kimseler, müslümanları yanlış yollara sevkediyorlar. Muvaffakiyete, yeryüzünden gökyüzüne, oradan yıldızlara ve galaksilere hâkim olmaya götürecek yol, milleti kâlben birbirine bağlayan îman ruhu ve şuurunun gönüllere yerleştirilmesi, layetezelzel ve ayrılmaz mukimi hâline getirilmesi yoludur. Îman şuuru gönüllere yerleşmedikçe, bütün oluşumlar ve gelişmeler, geri tepmeye mahkumdur. Zorla, bütün dünyaya silahlarını terkettirseniz; nükleer üslerini, elektronik sistemlerini, uzay teknolojilerini ele geçirseniz; hepsine, zorla islâm’ın emrine amadeyiz dedirtseniz; bu, zafer olmayacaktır, islâm’a teveccüh, Allah’a dönüş olmayacaktır. Aksine böyle birşey, İslâm’a perde olacak, küfür sinecek, kadroların içini yiyecek, içten içe kemirip, onları işe yaramaz hale getirecektir.

Ebu Zerr Efendimiz’e: Hangi amel daha faziletlidir? diye sorunca: Allah’a îman ve îmanını etrafa neşretmenin mâ’nâsını ifade eden, Allah yolunda cihad cevabını alıyordu.[57]

61