“Muhterem Müslümanlar!İslam, elde edilen kazançların heba olmayacağı, çekilen zahmetlerin boşa gitmeyeceği, dökülen gözyaşlarının israf olmayacağı, damlatılan terlerin heder olmayacağı bir anlayış ve bir hayat tarzı ortaya koymuştur. Her gayret, karşısında bir meyve bulur. Her meşakkat, bir rahata mukabil gelir. Her ter damlası, öbür âlemde çeşit çeşit mükâfat olarak insanın karşısına çıkar. Çalışmanızın karşılığını görmeyi düşünüyorsanız, meşakkatten sonra rahata ermeyi ümit ediyorsanız, binbir türlü iç ızdırabından sonra gönül huzuruyla yaşamayı istiyorsanız bu, ancak Allah’a ve âhirete inanmakla mümkün olur.”Kimi zaman ölmüş gönülleri yeniden diriltmeye, paslanmış sinelerin pasını silmeye, kurumuş gözleri yaşlarla doldurmaya çalışıyor: “Peygambere indirilen Kur’ân’ı dinledikleri vakit gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün…”Necaşî ağlıyor, gözleri çağlayan gibi…Ashab-ı sefine ağlıyor gözleri çağlayan gibi... Huzur-u Risalet- penâhiye gelenler ağlıyor gözleri çağlayan gibi.Ömer ağlıyor… İbn Ömer ağlıyor… Ebû Hüreyre ağlıyor… Ümmü Ebû Hüreyre ağlıyor… Gözleri çağlayan gibi. Yığın yığın günahın kendilerini zebun ettiği, bellerini kırdığı, boyunlarını büktüğü, kalbî hayatlarını öldürdüğü Müslüman cemaati ne yapıyor acaba? Allah bunu bize sorarsa ne diyeceğiz? Resûlullah bize sorarsa ne diyeceğiz? ‘Ne yapıyorsunuz? Neredesiniz?’ derse ne diyeceğiz?”