İçeriğe geç

Batı, Müslüman-Türk dünyasında bir kısım canavarların kanlı pençeleri ve onların amansız-imansız elleri altında parçalanan, didiklenen binlerce masumun hak, hürriyet ve emniyetleri için bugüne kadar müsbet mânâda hiçbir şey yapmadığı gibi, bir kerecik olsun, erkekçe haykırma mertliğini dahi göstermemiştir. Bari şu günlerde, etrafımızda bin bir hıyanetle dolaşıp duranlara “Yeter ettikleriniz elverir artık!” diyemez miydi? Demedi.. demeyi düşünmedi.. aksine, Bulgaristan’da, Batı Trakya’da, Orta Asya’da irtikâp edilen zulümleri, dökülen kanları, yıkılan hânümânları ve boğazlanan insanları âdeta, medeniyetin vahşete muzafferiyeti şeklinde görüp alkışladı ve hiçbir zaman bizim hissiyatımıza saygılı olmadı/olamadı.

Şimdi, bütün bunlardan sonra onun, Ermeni meselesinde insanî davranacağını, Türk-Yunan münasebetlerinde Türkiye’ye destek vereceğini, şayet bir yararı varsa AT’a girmemizi kolaylaştıracağını, bugüne kadar yüz kere allayıp pullayıp gündeme getirdiği azınlıklar meselesinden vazgeçeceğini ve artık ne olursa olsun bizi sıkıştırmayacağını, aksine esir Türklerin problemleriyle meşgul olacağını, İslâm ve Türk dünyasını istismar etmeyeceğini, ülkemize misyonerler göndererek Müslümanları Hristiyanlaştırmaya çalışmayacağını, içimizden satın aldığı insanları başımıza musallat etmeyeceğini, hâsılı, bu kin ve nefret dünyasının, bütün o eski huylarından vazgeçip, Hazreti Mesih’in yumuşaklık, müsamaha ve şefkat tavsiyelerine uyacağını beklemek apaçık bir gaflet ve aldanmışlıktır.

Biz nasıl düşünürsek düşünelim, o, bir zaman haçlı orduları ve işgalci güçleriyle dilediğini yapıp yaptırdığı gibi, şimdi de, içimizden kiraladığı bir kısım yabancılaşmış kimselerle kendi hedefini takip etmektedir.

146