İçeriğe geç
3. Bölüm

İdeal Cemiyet

İdeal bir cemiyet, ideal fertlerden meydana gelir. Parça ve parçacıkları günahlardan ibaret hezeyan yığınlarına gelince, bunlar, iyiye, güzele ve hayırlara kapalı bir kısım kuru kalabalıklardır.

İdeal insan veya eskilerin ifadesiyle, meleklere ait vasıflarla serfirâz “kâmil insan”, “And olsun Biz insanı en güzel biçim ve mahiyette yarattık.”1 mealindeki âyet veya âyetlerle, maddî-mânevî suret ve şekillerin en göz alıcısı, en mükemmeli ve tam “ahsen-i takvîm” sözüne uygun olarak yaratıldığının farkında; “Biz emaneti, göklere, yere ve dağlara arz ettik.. bunlar onu yüklenmekten kaçındı ve korktular da, onu insan yüklendi…”2 şeklindeki beyanlarla, görülüp bilinen varlıklar arasında sonsuza kadar yükselmenin tek namzedi ve her şey olmaya müsait istidat ve kabiliyetlerle donatılmış bulunduğunun şuurunda ve kendisine bahşedilen ilk mevhibeleri değerlendirmesini bilen basiret ve idrak insanıdır.

Evet o, ilâhî birer lütuf olan ilk mazhariyetlerini değerlendirip, hayatını vahiy ve ilhamların altında sürdürmeye gayret ederek, iradesinin hakkını verip bu ilk ihsanları yediveren başaklar gibi geliştirip ölümsüzleştirebildiği ölçüde kâmil insan olma yoluna girmiş sayılır.

10