halde bulunursa bulunsun –kıymetsiz olsun, fakir olsun, zengin olsun, makam sahibi ya da hizmetkâr olsun– çok fark yoktur.
Evet, güneş varken mumların ışığı altına girmeye gerek yok. Madem güneşi gösteriyorum, benden mum ışığı –hele bende yoksa– istemek mânâsızdır, lüzumsuzdur. Belki isteyenlerin bana duayla, mânen, hatta himmetle yardım etmeleri lâzımdır. Ve onlardan yardım istemek benim hakkımdır. Nur’lardan aldıkları feyze kanaat etmeleri ise onların üstünde haktır.
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنآ إِلَّا مَا عَلَّمْتَنَا إِنَّكَ أَنْتَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ
اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تَكُونُ لَكَ رِضَاءً وَلِحَقِّهِ أَدَا ءً
وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ وَسَلِّمْ
Dipnotlar
- “Sübhansın ya Rab! Senin bize bildirdiğinden başka ne bilebiliriz ki? Her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin.” (Bakara sûresi, 2/32)
- Allahım! Efendimiz Muhammed’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve onun âl ve ashabına, senin hoşnutluğuna ve onun hakkını ödememize vesile olması için rahmet eyle.
458