İçeriğe geç

Evet, bir hayat ki, varlık âlemi bütün nuruyla onun gölgesidir; yokluk nasıl ona ârız olabilir?

Evet, bir hayat ki, vücûbiyet derecesinde bir varlık onun gereği ve unvanıdır. Elbette hiçlik ve fânilik hiçbir şekilde ona sonradan ilişemez, tesir edemez.

Evet, bir hayat ki, bütün hayatlar daima onun cilvesiyle ortaya çıkar ve kâinattaki bütün değişmez hakikatler ona dayanır, onunla ayakta durur. Elbette, fânilik ve yokluk ona hiçbir şekilde yaklaşamaz.

Evet, bir hayat ki, onun bir cilvesinin parıltısı, fâniliğe ve yokluğa maruz sayısız şeye birlik verip onları bekâya kavuşturur, dağılmaktan kurtarır, varlıklarını muhafaza eder ve bir çeşit ebediliğe mazhar kılar. Hayat, kesrete vahdet verir, yani sayısız şeyi bir yapar, onları bâkileştirir; hayat sona erse o şeyler dağılır, fâniliğe gider. Elbette yokluk ve fânilik, öyle sonsuz parıltıların bir cilvesi olan vücûbiyet derecesindeki hayata yanaşamaz.

Bu hakikate kesin şahit, şu kâinatın yok olup gidecek olması ve fâniliğidir. Yani varlıklar, nasıl ki hayatlarıyla o sonsuz hayat sahibi, ölmez Hayy’ın hayatına ve varlığının vücûbiyetine delil ve şahittir. Aynen öyle de, ölümleriyle, yok olup gitmeleriyle o hayatın bekâsına, ebedîliğine işaret ve şahitlik ederler. Çünkü onlar yok olup gittikten sonra yerlerine yine kendileri gibi hayata mazhar varlıkların gelmesi gösteriyor ki, daimî bir hayat sahibi var ve hayat cilvelerini sürekli tazeliyor. Nasıl ki güneşin ışığı altında akan bir nehrin yüzünde kabarcıklar parlar, gider. Arkalarından gelenler aynı parlamayı gösterip kafile kafile parlar, sonra sönüp kaybolur. Bu sönme-parlama vaziyetiyle yüksek, daimî bir güneşin devamlı varlığına işaret ederler. Aynen öyle de, şu geçip giden varlıklardaki hayat ve ölümün değişmesi ve sırayla birbirinin yerini alması, bir Hayy-ı Bâki’nin bekâsına ve devamlı varlığına şahittir.

Evet, şu varlıklar birer aynadır. Fakat karanlık, ışığa ayna olduğu ve şiddeti derecesinde ışığın parlamasını gösterdiği gibi, varlıklar da zıtlıklarıyla pek çok yönden O’na aynalık eder. Mesela, nasıl ki

312