İçeriğe geç

Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem), zekât memuru olarak vazifelendirdiği sahabilerden bildiğimiz bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz: Muaz İbn Cebel (radıyallâhu anh), Hazreti Ömer (radıyallâhu anh), Übey İbn Ka’b (radıyallâhu anh), Zeyd İbn Harise (radıyallâhu anh), İbnü’l-Lütbiyye (radıyallâhu anh), Mahmiye İbn Cez’ (radıyallâhu anh), Ebû Râfi’ (radıyallâhu anh), Kays İbn Sa’d İbn Ubade (radıyallâhu anh), Muhammed İbn Mesleme (radıyallâhu anh) ve Ubade İbn Samit (radıyallâhu anh).

Allah Resûlü’nün (sallallâhu aleyhi ve sellem) ruhunun ufkuna yürümesinden ve sırasıyla Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer’in (radıyallâhu anhümâ) devlet başkanı olmasından sonra da Enes İbn Malik, Abdullah İbn Sa’di, Ebû Ubeyde İbn Cerrah ve İmran İbn Husayn gibi kimselerin zekât memurluğu vazifesini ifa ettikleri yine bilinen hususlardandır.

2. Hulefa-i Raşidin Dönemi

Allah Resûlü’nden (sallallâhu aleyhi ve sellem) sonra devlet başkanlığı vazifesini ilk olarak deruhte eden Hazreti Ebû Bekir’in (radıyallâhu anh) duruşu, zekâtın hem önemini gösterme hem de içtimaî hayatta tatbikini ortaya koyma yönüyle çok manidardır.

Değişik bahanelerle zekât mükellefiyetinden kaçmak isteyenlere karşı o, net bir tavır ortaya koymuş ve gerekirse Resûlullah döneminde zekât olarak alınan miktarın en küçüğünü bile vermeyenlere karşı savaş ilan edeceğini afak-ı âleme ilan etmiştir.

98