İçeriğe geç

9. Fırtına ve kasırga karşı tarafı kasıp kavuruyordu. Bu arada acaba Kureyş ne durumdaydı? Allah Resûlü onlardan bir haber almak üzere, Huzeyfe’yi (radıyallâhu anh) karşı tarafa gönderdi. Bu iş için de Huzeyfe seçilmişti. O Allah Resûlü’nün sır kaynağıydı. Aynı zamanda emir dinlemedeki nezaketi çok iyi bilenlerdendi. Allah Resûlü, onu gönderirken “Sakın orda bir iş çıkarma, sadece durumlarını öğren ve gel!” demişti.

Huzeyfe karşı tarafa geçti. Bir ara sırtı ona dönük duran Ebû Süfyan’ı görüverdi. Aklından, bir okla onun işini bitirmek geçti ama, Allah Resûlü ona, “Bir iş çıkarma!” demişti. O da böyle bir hareketten vazgeçti. Ebû Süfyan durmadan “er-Rahîl! er-Rahîl!” diye bağırıyordu. Belli ki artık Kureyş hüsran içinde geriye dönüyordu.103

Kur’ân-ı Kerim onların bu elim, hazin durumlarını şu âyetiyle hulâsa eder:

وَرَدَّ اللّٰهُ الَّذِينَ كَفَرُوا بِغَيْظِهِمْ لَمْ يَنَالُوا خَيْرًا وَكَفَى اللّٰهُ الْمُؤْمِنِينَ الْقِتَالَ وَكَانَ اللّٰهُ قَوِيًّا عَزِيزًا

“Allah, inkâr edenleri kinleriyle geri çevirdi, bir hayra ulaşamadılar; savaşta, inananlara Allah’ın yardımı yetti. Allah Kavî’dir, Azîz’dir.”104

Huzeyfe, orada gördüklerini anlatmak üzere geri dönüyordu ki, beyaz sarıklı, beyaz elbiseli, süvariler gördü. Bunlar, küffar ordusu arasında gidip-geliyorlardı. Onlardan birisi Huzeyfe’ye yanaştı ve: “Sahibine selâm söyle, düşmanın hakkından geldik!” dedi. Huzeyfe, bu hâdiseyi Allah Resûlü’ne nakledince: “Onlar meleklerdir. Orada olan şeylere nezâret etmektedirler.” cevabını aldı.105

10. Allah Resûlü, kumandayı daima elinde tuttu.. ve muhasara müddetince bir saatliğine dahi cepheden ayrılmadı. İnsanlardan bir insan gibi davrandı ve her sıkıntıda, ordusuyla beraber oldu. Bu da, O’nun kumandanlık seviyesinin nasıl zirveler üstü bir zirvede olduğunu göstermektedir.

270