İçeriğe geç

Bu tahrikler; Mekkelilere de münhasır kalmadı. Ka’b b. Eşref vasıtasıyla, Medine içinde de fitne ateşi tutuşturulmaya çalışılıyordu. Ka’b b. Eşref, şiirleriyle Müslüman kadınlara iftiralar atan ve mü’minleri birbirine düşüren tipik bir yahudiydi. Hatta o yılan dilini, Allah Resûlü’ne bile uzatmaktan çekinmezdi. Tabiî, Müslümanlar bu durumdan çok rahatsız olurlardı ama, her defasında Resûlullah’ın tedbir, temkin ve sabrına takılırlardı.

Seriyye tertibini, onlar da öğrenmişti. Yaptıkları saldırı ve yağmalarla Medine halkının kuvve-i mâneviyesini kırmaya çalışır ve yer yer bunda muvaffak da olurlardı.

İşte Bedir’den sonra, bir sene boyunca hep böyle tahribat yapıldı. Vücuda musallat zararlı mikroplar gibi, Mekkeliler de artık Medine’ye musallat olmuşlardı. O emin ve medeniyetin beşiği olmaya namzet beldenin, bütün zararlı mikroplardan korunması gerekiyordu.. ve Allah Resûlü de işte bunu yaptı.

İslâm’ın en azılı düşmanı Kâ’b b. Eşref, bu dönemde öldürüldü. Çünkü O, büyük bir ihanet şebekesinin başındaydı. Öldürülmesi mutlak bir zaruret hâline gelmişti. Muhammed b. Mesleme bu zarureti yerine getirdi.33

Benî Kaynuka yahudileri, gemi azıya almış, sürekli serkeşlik yapıyorlardı. Bu arada bir Müslüman kadına sarkıntılık yaptılar; sonra çıkan kavgada karşılıklı adam öldürmeler oldu. Bu da yetmiyormuş gibi, kalelerine güvenip, Allah Resûlü’ne meydan bile okudular. Küstahça, “Sen harp bilmeyen Kureyşlilerle savaştın, eğer bizimle savaşırsan, harbin ne olduğunu, o zaman görürsün!” dediler.

Allah Resûlü de, her zaman Müslümanlara saldıran ve daha büyük saldırılar planlayan bu nâmertlerin üzerine yürüdü. Yaptıklarına pişmanlık duyup teslim oldular ama, güven vaat etmediklerinden Allah Resûlü de onları Medine’den sürdü.34

226