İkinci bir misal olarak Zeyd b. Hârise’yi (radıyallâhu anh) zikredebiliriz. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) evlâtlığı olan Hz. Zeyd’i, halası Hz. Ümeyye’nin kızı Zeynep (radıyallâhu anhâ) ile evlendirmişti. Ne var ki, Hz. Zeynep, aslen köle olan Zeyd’i (radıyallâhu anh) kendisine denk saymadığından, ta işin başından itibaren onunla uyum sağlayamamıştı ki, neticede o malum boşanma gerçekleşti. İşte Mute’nin kahramanı bu güzide insanın boşanma mevzuundaki katlandığı bu fedakârlık, Kur’ân tarafından kayda geçirilerek bizzat Kur’ân’da ismiyle yâd edilme şerefini ihraz ediyordu.4
Üçüncü bir misal daha arz etmek istiyorum: Kur’ân’da bahse konu olmasa bile Übeyy İbn Ka’b’ın (radıyallâhu anh) yaşadığı şu hâdise de bunlardan geri değildi: “Bir gün Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) Übeyy İbn Ka’b’ın yanına geldi ve ona, “Yâ Übeyy! Rabbim bana, ‘Übeyy’e git, sana Kur’ân’ın şu şu âyetlerini okusun.” buyurdu. Hz. Übeyy büyük bir mutluluk içinde “Rabbim benim adımı andı mı yâ Resûlallah?” diye sordu. “Evet!” cevabını alınca gözyaşlarını saldı ve ağlamaya durdu.