İçeriğe geç

Onun bu eseri, Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), sahabe, tâbiîn ve kendisine kadar tefsir görüşlerini toplayan bir ansiklopedi mahiyetindedir. Selefin görüşlerini tetkik etmek isteyen araştırmacılar öteden beri hep onun bu eserine müracaat edegelmişlerdir. Kendi dönemine kadar gelen değişik mezhep telakkilerini, tefsir yorumlarını, bilgi birikimini içinde barındıran bu tefsir, ilk üç asrı sonraki asırlara bağlayan dev bir eserdir.

İşte bu dev eserde Şûrâ sûresinin başında geçen huruf-u mukattaa ile ilgili dikkat çekici bir yorum bulunmakta ve şöyle denilmektedir:

İbn Abbas’a2,حٰمٓ۝عٓسٓقٓ ’ın mânâsı soruldu. O da bu soruya şöyle cevap verdi: حٰمٓ۝عٓسٓقٓ’ın mânâsı şudur: Bir zaman pâyitahtı bir tepenin başında bulunan bir devlet olacak. Bu pâyitahtın bulunduğu şehrin ortasında, bu şehri bir baştan bir başa kateden bir nehir geçecek. O devirde o devleti idare edenler arasında Abdülilâh veya Abdullah isminde Ehl-i Beyt’ten birisi bulunacak. Bu zat, isyan eden bâğî bir cemaat tarafından katledilecek…”

İbn Abbas’ın bu yorumu okunuyor ancak hangi hâdiseye işaret ettiği bilinmiyordu. 1958’de Irak’ta ihtilal oldu. O dönemde Bağdat’ın krokisi çizildiğinde şu tablo çıkıyor ortaya: Bir tepenin başında kurulmuş bir şehir ve bu şehri bir baştan bir başa ikiye bölen bir nehir. Enteresandır 1958 ihtilali döneminde devletin ikinci adamı konumunda olan ve Kral 2. Faysal’ın amcası Emir Abdülilâh darbe yapan ihtilal kuvvetleri tarafından katledilecektir. Hatta o gün ihtilalin başında bulunan General Abdülkerim Kasım’a karşı merhum 2. Faysal ve Emir Abdülilâh’ın taraftarları İbn Abbas’tan gelen bu rivayeti bir beyanname hâlinde Bağdat’ın sokaklarında yazılı olarak neşretmişlerdi.

4