Hâsılı, herkes Kur’ân diyordu ama Kur’ân deyip Kur’ân’laşacağına Kur’ân’ı herkesleştiriyor ve dini içinden çıkılmaz hâle getiriyordu. Tarihte olan o hâdiseler bugün için de aynıyla söz konusudur. Bizler de bazen, fikirlerimizi, Kur’ân’dan kendi idrakimize yansıdığı kadarıyla destekleyebilir ve bu anlayışı kendimize rehber ediniriz. Bazen de, hem Kur’ân’ın şeref ve haysiyetini korumak hem de bazı insanların inhirafa, ihtilafa düşmelerine sebebiyet vermemek için bunu yapmayız. Bir yerde hissiyat, düşünceler müdafaa edilirken “Zaten Kur’ân böyle demiyor mu?” denildiği zaman, çoklarının içinde ona karşı bir burkuntuya sebebiyet verilebilir. Oysaki ehl-i imanın bundan rahatsızlık duyabileceğini de hesaba katarak ihtilafa kapı aralamamak en doğrusudur. Evet, böyle bir okuma, mü’minlerin Kur’ân etrafında kalblerinin telif ve tevhidine değil, ihtilaf ve iftirakına vesiledir.