Esasen insan, mârifet adına ne kadar şey alırsa alsın, onun için o mevzuda doyma söz konusu değildir. Ancak tıpkı insan vücudundaki maddî mekanizmaların (organların) çalıştıkça yorulmaları gibi mânevî mekanizma ve latîfeler de zamanla yorulabilirler. Bu sebeple böyle yüce duygularla meşgul olan bir insan, farklı yöntemlerle kendine nefes aldırmazsa, hiç farkında olmadan metafizik gerilimi dağılabilir ve hemen ardından pespâye düşünceler ruhunu sarabilir. Vâkıa bu bir füturdur ve bir mânâda ibadetten ellerini gevşetmedir. Öyleyse tam kıvamında olamadığımız zaman dilimlerinde bir işten başka bir işe geçerek kendimize bir teneffüs arası vermeli ve böylelikle zihnimizi rahatlatmalıyız.
Bu konuyu değişik yerlerde detaylı anlatmaya çalışmıştım.1 Ezcümle, insan namazda yorulunca oturup evrâd ü ezkâr okumalı, evrâd ü ezkârda yorulunca ders çalışmalı; böylece değişik işlerle uğraşmak suretiyle hayatı hep ibadet ü taat buudunda yaşamalıdır. Evet, bu tür iş ve meşgalelerin birinden diğerine geçiş insanı dinlendirir. Hatta bazan bedenî yorgunluk zihnî dinlenmeyi sağlar. Konu hekimlerin alanına girdiği için isterseniz bunu onlara bırakalım. Demek ki, bir kısım mekanizma çalışırken diğer bir kısım mekanizma ta’tîl-i eşgâl etmekte, yani dinlenmeye geçmektedir. Psikolojide de tavır değişikliği çok önemlidir. Nitekim Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), öfkelenme hâli insanı kapladığında o hâlden ayrılmak için abdest almayı tavsiye etmektedir ki, bu da bir tavır değişikliğidir.
Dipnotlar
- 1 Bkz.: Kur’ân’dan İdrake Yansıyanlar 2/397.