İçeriğe geç

Nasıl kullanabilir ki! Onlar, kendisine uhrevîlik ve semavîlik kazandıracak bir sermaye olarak verilmiştir. Dolayısıyla her insan onları yerli yerince kullanmak zorundadır. Üstad, bu duyguların işletilmesiyle elde edilecek makamı, göklere doğru yükselen bir kuleye; onlar olmaksızın sukût edilecek yeri de, onun aksi istikametinde bir çukura benzetir. Onun bu sukûta maruz kalmaması için, daima hareket hâlinde olması ve hayatını iman hakikatlerinin etrafında örgülemesi gerekir. Cenâb-ı Hak, Saadet Asrı’na yemin ederek başladığı Asr sûresinde şöyle buyurur: “Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir.”3

Görüldüğü gibi tekit tekit üstüne kullanılarak, insanın doğduğu gibi kalması hâlinde mutlak surette hüsrana maruz kalacağı bildirilmektedir. Bu ifadelerin hemen akabinde, iman edip salih amel işleyenlerin, birbirlerine karşı hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin bu hâlden müstesna oldukları anlatılır ki, bu yol aynı zamanda insaniyet-i kübrâya götüren yoldur. Sahabe Efendilerimiz, sûrenin bu engin mânâsından dolayı, onu başlarına tâc yapıp hemen her sohbetten sonra okumuşlardır.

3