İçeriğe geç
47. Bölüm

Bi̇lgi̇ Çağı Ve Medeni̇yetler Çatışmasına Dai̇r

Soru: Zaman hızla akıyor ve ‘atom çağı, elektronik çağ’ derken, artık ‘bilgi çağı’ndan bahsediliyor. Bu çağ, bilginin çeşitlenerek artması ve hayatımızda daha önemli hâle gelmesi ve medeniyetin ilimle daha fazla beslenmesi gibi olumlu yanlarının yanı sıra, gerek su ve petrol gibi maddî ihtiyaçlara dayalı, gerekse, Huntington’ın iddiasında gerçeklik payı varsa, din ve kültür farklılıklarına dayalı çatışmalara da sahne olacak gibi görünüyor. 2000’li yıllarda daha iyi bir Türkiye ve daha iyi bir dünya için ne tür bir hazırlık içinde olmalıyız?

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de, gelecekle alâkalı bir kısım tahminlerde bulunulmaktadır. Geleceğin bilgi çağı olması iddiası da bu tahminlerden biridir. Günümüzde geleceği tartışanlar daha çok bazı fütüristlerdir. Böylesi tahminleri, 2000’li yılların kerameti olarak görenlerin sayısı da bir hayli fazla.

Tarihî çevrimler içinde gelecekle alâkalı ileri sürülen iddialar, objektif değerlendirmelerden daha çok, bazı hususî arzu ve istekler etrafında düşünce oluşturmaya yönelik bir gayret olup herhangi bir ihtimalden öte bir değer ifade etmemektedir. Yani, böylesi iddialar neticesinde insanlar, âdeta birer dua mahiyetinde beklentilere girmediği kanaatindeyim. Evet, bu tür tahminler, “İleride böyle olacak” beklentisi içinde bir cehd ve gayret doğurmakta, derken bir hedef ve bir gaye-i hayal hâline gelmektedir. Bir defa hedef belirlendikten sonra, bu hedefe ulaşmak için değişik strateji ve politikalar üretilecek ve o hedefe varmaya çalışılacaktır. Zannediyorum işin esprisi de işte bu.

1